Google amcaya yine bir şeyler yazıp aratıyordum.Sürmene ya da sürmene lisesi falan yazdım.Bir baktım “Sürmene lisesi öğretmeni ‘El Üfürük’ü yeniden çıkarıyor” yazısını gördüm.Hemen bakayım dedim.Yazısı oldukça uzundu
ama sonra dedimki sonuçta Hakan hocayı tanıyorum.Lisede benım lisem.Hepsini okurum ben bunun.Tarihine baktım 24 Ağustos 2009 çok olmamış dedim.Hepsini okudum.Hiçte şaşırmadım.Çünkü bu Hakan hocaydı:)Haberin metnını kopyalıyorum.Aynen aşağıdaki gibidir.
……………………………………………………………………………………………………………………………………
Yıl 1908… Sultan Abdülhamid, “İttihatçılar”ın baskısıyla 2. Meşrutiyet’i ilan eder ve uzun yıllardır baskı altında tutulan basın dünyası için yeni bir dönem başlar. Özgürlük ortamını bekleyen genç aydınlar, soluğu matbaalarda alır. Özellikle İstanbul’da çok sayıda dergi ve gazete yayın hayatına başlar. Günlük, haftalık, aylık olarak yayımlanan dergilerden hiçbiri uzun ömürlü olmaz. Biri hariç!
Diğerlerinden farklı olan ve günümüze kadar ulaşan bu yayın, 22 Ağustos 1908′de İstanbul’da Sermet Muhtar, Sait Hikmet ve Osman Kemal adlarında üç gencin 100 yılda bir çıkarmak üzere yayımladığı mizah dergisi El Üfürük’tür.
El Üfürük’ün macerası tam 100 yıl sonra Trabzon Sürmene’deki Sürmene Lisesi’nde resim öğretmenliği yapan Hakan Sümer sayesinde devam ediyor. Sümer, derginin ilk sayısının çıktığı 22 Ağustos 1908′den tam 100 yıl sonra 22 Ağustos 2008′de eski ve tek sayıyı da dikkate alarak hazırladığı yeni içerikle derginin 2. sayısını yayımlamayı başardı.
Sümer’in dergiyi tarihin tozlu rafları arasından çekip çıkarmasını sağlayan süreç ise 1997′de bir tesadüf eseri başlar. 1997′de Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Resim Bölümü’nde bitirme tezi olan “Mizah Tarihi”ni araştıran Sümer, çok sayıda dergi ve gazetenin basıldığı Meşrutiyet dönemini incelerken “Keşke en azından biri günümüze kadar yayın hayatına devam etmeyi başarabilseydi” diye düşünür. Araştırmasını sürdürürken “Asırda bir defa eşref saate neşredilir” ibaresiyle çıkarılan El Üfürük’ü fark eder ve o anda dergiyi çıkarmaya karar verir. Ancak bunun için daha 11 yıl vardır.

Abdülhamid’in üfürükçüsü
Altında “Arapçaya benzer Türkçedir” şeklinde bir not olan 4 sayfadan ibaret bir dergiyle kala kalan Sümer, Osmanlı arşivlerine girer. “Derginin gerek yazılarında gerek karikatürlerinde Ebülhüda Efendi adında biri hicvediliyordu. Dergi bu ismi hicvetmek için çıkmış gibi duruyordu. Karikatürler ve yazılar imzasızdı, künyesinde bile dergiyi çıkartanlarla ilgili bilgi yoktu” diyor.
Dergiyi Sermet Muhtar, Sait Hikmet ve Osman Kemal’in çıkardığını öğreniyor Sümer: “Ama Ebülhüda kimdi? Dönemin mizah basınına sıkça konu olmuş bir isimdi bu, mizah tarihini yazan kaynaklarda Ebülhüda, Abdülhamid’in üfürükçüsü-muskacısı olarak geçiyordu. Derginin isminin neden El Üfürük olduğunu bu bilgi açıklıyordu zaten.”
Yazının devamını oku »
Son Yorumlar