Taklitlerimizden Sakının !!!

9 11 2009

Malum günümüzde her şeyin taklidi yapılıyor.Sitemizin resimleri aynen kopyalanmış başka bir sitede sürmene lisesi diye bir bölüme yapıştırılmış.Orjinal şeylerin her zaman taklidi olur.Kopyala yapıştır  yapmaya da kızmıyorum kızdığım şu ya izin alınır ya da kaynak : http://surmenelisesi.wordpress.com/ diye belirtilir.Direk kendi çektiğim resimler bile çalınmış pes diyorum.Adres bu belki sahibi görür de utanır. http://www.surmene.com/kategoriler/surmene-lisesi-hakkinda-bilgiler-eski-ogrenciler

 





Facebook.com/surmenelisesi

9 11 2009

facebkHayran sayfamız açılalı 3 gün oldu.3 günde hayran sayımız tam 123 kişiye vardı.İlklerle tanınan sitemiz yine bir ilke daha imza attı. facebook.com/surmenelisesi adresini de hemen aldık. artık rahatlıkla ulaşabilirsiniz.Tam olarak adresimiz bu http://www.facebook.com/surmenelisesi desteğiniz için teşekkürler.





Sürmene Lisesi Facebook Sayfası

5 11 2009

facebook

Facebook’ta bür sürü Sürmene Lisesi için grup ve sayfalar var.Sitemiz oldukça iyi, mezunlar tarafından da biliniyor ve ziyaretçimiz oldukça yüksek.Burdan Facebook’ta daha fazla kişinin toplanacağını düşündüm ve Sürmene Lisesi’ne sayfa açtım.Dileyen Hayran olabilir.Tıklayın hayran olun. Ben zaten en başında hayrandım ;)





Yine Hakan Hoca ve Yine Bir Yenilik

2 09 2009

Google amcaya yine bir şeyler yazıp aratıyordum.Sürmene ya da sürmene lisesi falan yazdım.Bir baktım “Sürmene lisesi öğretmeni ‘El Üfürük’ü yeniden çıkarıyor” yazısını gördüm.Hemen bakayım dedim.Yazısı oldukça uzundu :) ama sonra dedimki sonuçta Hakan hocayı tanıyorum.Lisede benım lisem.Hepsini okurum ben bunun.Tarihine baktım 24 Ağustos 2009 çok olmamış dedim.Hepsini okudum.Hiçte şaşırmadım.Çünkü bu Hakan hocaydı:)Haberin metnını kopyalıyorum.Aynen aşağıdaki gibidir.

……………………………………………………………………………………………………………………………………

Yıl 1908… Sultan Abdülhamid, “İttihatçılar”ın baskısıyla 2. Meşrutiyet’i ilan eder ve uzun yıllardır baskı altında tutulan basın dünyası için yeni bir dönem başlar. Özgürlük ortamını bekleyen genç aydınlar, soluğu matbaalarda alır. Özellikle İstanbul’da çok sayıda dergi ve gazete yayın hayatına başlar. Günlük, haftalık, aylık olarak yayımlanan dergilerden hiçbiri uzun ömürlü olmaz. Biri hariç!

Diğerlerinden farklı olan ve günümüze kadar ulaşan bu yayın, 22 Ağustos 1908′de İstanbul’da Sermet Muhtar, Sait Hikmet ve Osman Kemal adlarında üç gencin 100 yılda bir çıkarmak üzere yayımladığı mizah dergisi El Üfürük’tür.

El Üfürük’ün macerası tam 100 yıl sonra Trabzon Sürmene’deki Sürmene Lisesi’nde resim öğretmenliği yapan Hakan Sümer sayesinde devam ediyor. Sümer, derginin ilk sayısının çıktığı 22 Ağustos 1908′den tam 100 yıl sonra 22 Ağustos 2008′de eski ve tek sayıyı da dikkate alarak hazırladığı yeni içerikle derginin 2. sayısını yayımlamayı başardı.

Sümer’in dergiyi tarihin tozlu rafları arasından çekip çıkarmasını sağlayan süreç ise 1997′de bir tesadüf eseri başlar. 1997′de Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Resim Bölümü’nde bitirme tezi olan “Mizah Tarihi”ni araştıran Sümer, çok sayıda dergi ve gazetenin basıldığı Meşrutiyet dönemini incelerken “Keşke en azından biri günümüze kadar yayın hayatına devam etmeyi başarabilseydi” diye düşünür. Araştırmasını sürdürürken “Asırda bir defa eşref saate neşredilir” ibaresiyle çıkarılan El Üfürük’ü fark eder ve o anda dergiyi çıkarmaya karar verir. Ancak bunun için daha 11 yıl vardır.

 

Abdülhamid’in üfürükçüsü

Altında “Arapçaya benzer Türkçedir” şeklinde bir not olan 4 sayfadan ibaret bir dergiyle kala kalan Sümer, Osmanlı arşivlerine girer. “Derginin gerek yazılarında gerek karikatürlerinde Ebülhüda Efendi adında biri hicvediliyordu. Dergi bu ismi hicvetmek için çıkmış gibi duruyordu. Karikatürler ve yazılar imzasızdı, künyesinde bile dergiyi çıkartanlarla ilgili bilgi yoktu” diyor.

Dergiyi Sermet Muhtar, Sait Hikmet ve Osman Kemal’in çıkardığını öğreniyor Sümer: “Ama Ebülhüda kimdi? Dönemin mizah basınına sıkça konu olmuş bir isimdi bu, mizah tarihini yazan kaynaklarda Ebülhüda, Abdülhamid’in üfürükçüsü-muskacısı olarak geçiyordu. Derginin isminin neden El Üfürük olduğunu bu bilgi açıklıyordu zaten.”

  Yazının devamını oku »





Sürmene Lisesi Öğrencilerine Duyuru !!!

2 08 2009

surmenelisesiEvet arkadaşlar mezun olalı 3 yıl oldu.Bırakın liseyi sürmeneye bile uğrayamaz olduk.Şimdi sizden istediğimiz şu.Okulda çekmiş olduğunuz resim video vb.Ya da başınızdan geçen olayları.Bize gönderin.Video varsa video paylaşım sitelerine yukledikten sonra adresini yorum kısmına yapıştırıp yollayabilirsiniz.Beceremedim mail olarak gönderceğim diyorsanız. kamerblog@gmail.com mail adresine yollayabilirsiniz.Adres msn değildir.Ayrıca şunuda belirteyim göndereceğiniz materyallerde bir kişiye hakaret ya da usule uygun olmayan bir içerik olmasın.Kesinlikle yayınlanmayacaktır.Bunu yapmamızın sebebi.Siteye biraz daha canlılık katmak.Biraz daha güncel olmak.Hep mezunlara değil birazda okulda olan arkadaşlarımıza hitaben olmasıdır.Gençlik hadi sizi bekliyoruz :P





Tekne Dergisi 17. Sayımız Çıktı !

2 08 2009
TekNeden Merhaba

Evet, 17. sayımız da nihayet elimizde. Beş yıl önce başladığımız ve bu süreçte 17. sayıya ulaştırdığımız Tekne, her geçen sayı ekonomik olarak biraz daha sıkıntı çekse de bir şekilde çıkmayı başarıyor. Dergi olarak şu anki tek derdimiz, 20. sayıya kadar ulaşmak; ama her sayı işimiz biraz daha güçleşiyor. Bu kadar sevilen, övgü alan bir derginin bunları yaşaması, Türkiye’deki dergi yayıncılığının bir gerçeği olduğunu biliyoruz; fakat ne yapıp ne edip 20. sayıya ulaşacağız… Ondan sonra?… Hele bir 20 olalım… düşünürüz..

17. sayının kapağı

ISSIZ KAPI
Yasemin Uzun
Soğuk bir rüzgâr esiyordu. Yalayarak gözlerinden geçti adamın. Kapı aralığından gelmiyordu. Şöyle bir üşütüp seyretti, titrettiği içi rüzgâr.
Yıllar, herkesin içindeki kırılan yere farklı renkler verirdi. Kırmızı acı, turunculaşır, sarıya döner ve bilinmedik tabirle kapanır gider. Yaşam kendi usturasında biletirken insanı, kısır bir döngü etrafında unutturur adın.
Kabuklaşan acının, içinde sakladığı büyük bir kin vardır. Örtünür, uyur, kımıldar bir bahar kokusunda sonra, sineyi yakan bir ezgiyle kendini duyurur. Kabuğu kımıldatacak bir sızı içimizde hep uyuyup durur.
Kalabalığın içindeydi, içindeydi içinin. Kendini tenha bulabilme arayışında saklanmıştı dünyadan. Sanmıştı ki evler, arabalar ve gümbür gümbür akan hayattı onu yoran. Kapının dışarıdan çalınmasını istemediği senelere doymuştu. Doymuştu dolmuşluğuna…

Yazının devamını oku »





Zu Vermieten Teaser

2 08 2009




Emre Kerimoğlu Şafak 112 Her şey Vatan İçin

29 04 2009

Evet arkadaşlar.Bu gün Emre Kardeşimizden bahsedeceğim.Emre benim ilkokul arkadaşım orta okul sonra tabiki Sürmene Lisesi .Vaybe şimdi beyfendi komando oldu.Aslan gibi hemde.Günler çok çabuk geçiyor..Kim derdiki Emre kardeşimiz bir gün asker olacak daha dün atlayıp zıpladığımız zamanlarımızı bilirim.Emre ‘nin askere gittiğini bu site sayesinde öğrendim msn adresini ekledim görüştük.Her neyse lafı fazla uzatmayayım.Emre 106 kiloymuş askere gitmeden önce şimdi 79 kilo oldu.EE anlat bakalım ne var ne yok çatışma falan oluyor mu dedim.Emre gecen 15 multecı yakaladım dedi heyt be kaçar mı sürmeneli pirhanadan.Emre Sürmene Lisesi ne bir söyeyeceğim bir şey var mı dedim. Adam gibi okusunlarlar yoksa bu daglarda çok ezilirler dedi.Son olarak resimlerini yayınlıyorum kendisinden izin aldım.Küçük bi slayt hazırlamış onuda yayınlayacağım.

fotograf-0017foto196
Yazının devamını oku »





Sürmene Lisesi Resmi Web Sitesi surmenelisesi.meb.k12.tr

9 01 2009

Facebookta dolaşırken bir sürmene lisesi mezunları grubunda rastladım.Tanıtayım dedim hemen sürmene lisesinin resmi web sitesi www.surmenelisesi.meb.k12.tr hayırlı olsun.İnşallah bu sitede kapanmaz daha önceden de vardı sitemiz.Hatırladığım kadarıyla surmenelisesi.net ti ama kısa surede kapandı.





Trabzon Sürmene’de Kış

2 01 2009

Bu videoyu facebooktan indirdim.Hasan hocam yapmış.Hasan İlhan sağolsun ;)